GİRİŞ
Türkiye’de uzun süredir tartışılan Kürt Sorunu, Barış ve Müzakere Süreci ile Toplumsal Demokratikleşme başlıkları, yalnızca siyasal aktörlerin açıklamalarıyla değil, toplumun bu süreci nasıl değerlendirdiği üzerinden de anlam kazanmaktadır. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri, hem tarihsel deneyimleri hem de siyasal ve toplumsal dinamikleri nedeniyle bu tartışmaların en yoğun hissedildiği alanlardan biri olmayı sürdürmektedir.
Bu nedenle SAMER Saha Araştırmaları Merkezi, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine bağlı 16 ilde, 2-5 Mayıs 2026 tarihleri arasında 1506 kişi ile %3 hata payı ve %98 güven aralığı gözeterek bir saha çalışması gerçekleştirmiştir.
Diyarbakır, Şanlıurfa, Van, Batman, Mardin, Şırnak, Ağrı, Adıyaman, Muş, Siirt, Bitlis, Hakkari, Kars, Bingöl, Dersim ve Iğdır illerini kapsayan ve hanelerde yüzyüze gerçekleşen çalışma sonuçları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yaşayan yurttaşların barış ve müzakere sürecine ilişkin tutumlarının temkinli, parçalı ve sınırlı güvene dayalı bir görünüm sergilediğini ortaya koymuştur. Toplumun önemli bir kısmı sürecin sağlıklı ilerlemediğini düşünürken, sürece duyulan güvenin tam anlamıyla güçlü ve istikrarlı bir zemine oturmadığı ölçülmüştür.
Araştırma bulguları, Ekonomik Kriz ve İşsizliğin tüm Sosyo-demografik gruplar açısından temel sorun olmaya devam ettiğini, barış ve müzakere sürecinin ilerleyebilmesi için öncelikli sorumluluğun büyük ölçüde hükümet ve Meclis’e yüklendiğini, önemli bir kesimin sürecin ilerleyebilmesi için:
- Samimi ve yapıcı bir yaklaşım
- Somut adımlar
- Yasal güvenceler ve demokratik reformların gerekli olduğunu düşündüğünü ortaya koymuştur.
Ayrıca gündemde olan Umut Hakkı’nın tanınmaması, Bölgede yaşayan geniş bir toplumsal kesim tarafından sürecin ilerlemesini yavaşlatan önemli eşiklerden biri olarak değerlendirilmiştir.





