DİYARBAKIR’DA MADENCİLİK FAALİYETLERİNE YÖNELİK TOPLUMSAL RİSK ALGISI VE EKOLOJİK FARKINDALIK ARAŞTIRMA RAPORU

0
35

GİRİŞ

Bu araştırma, Diyarbakır’da yürütülen madencilik faaliyetlerine ilişkin toplumsal farkındalık, algı, risk değerlendirmesi ve kolektif deneyimlerin incelenmesi amacıyla, SAMER tarafından Google Forms üzerinden 12 Mart 2026 – 20 Mart 2026 tarihleri arasında 376 kişiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında katılımcıların sosyo-demografik özellikleri, madencilik faaliyetlerine dair bilgi düzeyleri, bu faaliyetlere yönelik tutumları, algılanan riskler, kaygı alanları ve geçmiş deneyimlerin bu algılar üzerindeki etkisi bütüncül bir çerçevede ele alınmıştır.

Araştırma grubunun demografik yapısına bakıldığında, araştırmanın %66’sını Erkek, %34’ünü Kadın katılımcılardan oluşmaktadır. Katılımcıların %5,4’ü 18-24 Yaş, %20,7’si 25-34 Yaş, %32,6’sı 35-44 Yaş, %26,6’sı 45-54 Yaş, %11,4’ü 55-64 Yaş, %3,3’ü 65+ Yaş görüşmecilerden oluşmaktadır ve ortalama yaşın 42,39 olduğu hesaplanmıştır. Katılımcıların büyük çoğunluğu Evli (%58) ve %4,3’ü İlkokul Mezunu, %2,1’i Ortaokul Mezunu, %18,1’i Lise Mezunu, %14,4’ü Önlisans Mezunu, %46,8’i Lisans Mezunu, %14,4’ü Lisansüstü Mezunudur. Araştırma grubunun İstihdam Durumuna bakıldığında katılımcıların %24,5’i Devlet Memuru, Şef, Müdür vs. , %16,5’i İşçi, %11,2’si İşsiz İş Arıyor, %10,6’sı Profesyonel Meslek, %10,1’i Emekli, %7,4’ü Özel Sektörde Memur, Müdür vs., %6,9’u Öğrenci, %5,9’u Çiftçi/Ziraatçi/Hayvancılık yanıtlarını vermişlerdir.

Araştırma bulguları, Diyarbakır’da yürütülen madencilik faaliyetlerine ilişkin toplumsal farkındalığın orta düzeyde olduğunu göstermektedir. Diyarbakır’da Yürütülen Madencilik Faaliyetlerinden Haberdar Mısınız?  sorusuna katılımcıların %52,1’i Evet, %27,7’si Kısmen, %20,2’si ise Hayır yanıtlarını vermiştir. Farkındalık düzeyine ilişkin çapraz analizlerde, Erkeklerin %59,7’si, Kadınların %37,5’i Evet yanıtlarını vermişlerdir. Yaş ilerledikçe farkındalığın arttığı dikkat çekmektedir. Özellikle 55–64 yaş grubunda haberdarlık oranının %61,9’a ulaşması bu eğilimi güçlendirmektedir.Haberdar olmadığını belirten yaş grubu %40 ile 18-24 Yaş Aralığında en yüksektir.

Bilgi kaynakları incelendiğinde, Sosyal Medya (%55,7) ve STK/Ekoloji Örgütleri (%43) temel bilgi kanalları olarak öne çıkmaktadır. Bunu Sosyal Çevre (%29,7) ve Yerel Basın (%22,2) takip etmektedir. Bu soruda Çoklu yanıt alınmıştır.

Araştırma grubuna yöneltilen Sizce Madencilik Faaliyetleri Yapılmalı Mı? sorusuna katılımcıların %41’i Kesinlikle Hayır, %55,3’ü Kısmen Kontrollü, %1,6’sı Evet Sorun Yok, %2,1’i Fikrim Yok yanıtlarını vermişlerdir. Kesinlikle Hayır yanıtı 18-24 Yaş Arasında en düşük düzeyde seyrederken 55-64 Yaş arası katılımcılar %81 ile Kısmen Kontrollü Madencilik Faaliyetlerine destek vermişlerdir.

Araştırma grubuna yöneltilen Madencilik Faaliyetleri Yaylada Halkın Güvenliği ve Yaşam Kalitesi Açısından Risk Oluşturuyor Mu?  sorusuna katılımcıların %80,3’ü Çok Yüksek Risk, %17,6’sı Orta Risk, %1,6’sı Düşük Risk, %0,5’i Risk Oluşturmuyor yanıtlarını vermişlerdir. Bu algının hem cinsiyet hem yaş gruplarında güçlü biçimde ortaklaştığı görülmektedir.

Araştırma grubuna yöneltilen ve çoklu yanıt alınan  Madencilik Faaliyetlerinin Risk Oluşturduğunu Düşünüyorsanız En Çok Hangi Konularda Kaygı Duyuyorsunuz? sorusunda risk oluşturduğunu düşünen katılımcılar %86,4’ü Doğal Ekosistem Ve Biyolojik Çeşitlilik Kaybı, %81,8’i Sağlık Sorunları, %81,2’si Hayvancılık Ve Tarım Arazilerinin Zarar Görmesi, %76’sı Gelecek Nesillerin Yaşam Alanlarının Daralması, %47,4’ü ise Anlaşmazlık, Kutuplaşma Ve Çatışma risklerini ifade etmiştir.

Aileniz veya Siz, 1990’lı Yıllarda Köyden Kente Zorla Göç Ettirildiniz Mi? sorusuna katılımcıların  %51,6’sı Hayır, Doğrudan Yaşamadık, %46,8’i Evet, Ben veya Ailem Yaşadı, %1,6’sı Bilmiyorum/ Emin Değilim yanıtlarını vermişlerdir. 65+ Yaş grubunun %50’si Göç Ettirildiğini belirtmiştir. 1990’lı Yıllarda Köyden Kente Zorla Göç Ettirilen katılımcılara yöneltilen Bu Geçmiş Göç Deneyimi, Yaylalar ve Benzeri Doğal Alanların Korunması Konusundaki Kaygılarınızı Artırıyor Mu? sorusuna katılımcıların %90,9’u Evet, Çok Arttırıyor, %8,0’i Biraz Arttırıyor, %1,1’i Hayır, Etkilemiyor yanıtlarını vermişlerdir

Madencilik Faaliyetlerine Karşı Halkın Yürüttüğü Nöbet, Eylem veya Protestolardan Haberdar Mısınız? sorusuna katılımcıların  %62,2’si Evet, %27,7’si Kısmen, %10,1’i Hayır yanıtlarını vermişlerdir. %48,4’ü Basından, %18,6’sı Aktif Olarak Katılarak, %18,6’sı Sosyal Çevremden, %14,4’ü STK Kaynaklarından Öğrendiklerini belirtmişlerdir.

Daha önce eylemlere katılan bireylerin önemli bir kısmı Fiziksel Müdahale/Darp (%34,1) ve Fotoğraf/Video İle İzlenme (%25,6) gibi durumlarla karşılaştığını belirtmiştir. Aynı zamanda %13,4’ü Tehdit veya Sözlü Taciz, %7,3’ü Soruşturma/İdari İşlem, %1,2’si Gözaltı veya Sorgulama ’ya maruz kalmıştır.

Araştırma grubuna yöneltilen ve çoklu yanıt alınan Madencilik Faaliyetlerinden Etkilenen/Etkilenebilecek Doğal Alanları Korumak İçin Neler Yapılabilir? sorusuna  katılımcıların %68,4’ü Hukuki Mücadele ve Dava Açılması, % 66,8’i STK ve Ekoloji Örgütleri Desteği, % 59,4’ü Sosyal Farkındalık ve Bilinçlendirme, % 52,9’u Halk Nöbetleri ve Eylemler, % 43,3’ü Madencilik Faaliyetlerine Karşı Medya ve Kamuoyu Kampanyaları, %31’i Ekosistem İzleme ve Denetimleri  yanıtlarını vermişlerdir.

Kurumsal aktörlere yönelik algılar incelendiğinde, Yerel Yönetimlerin %50 ile Kısmen Duyarlı, %31,9 ile Duyarsız, %10,1 ile Çok Duyarsız olarak değerlendirildiği görülmektedir.

Buna karşılık Devlet Kurumlarının büyük çoğunluk tarafından Duyarsız (%41,5) ve Çok Duyarsız (%48,9) olarak algılandığı dikkat çekmektedir.

STK’lerin Diyarbakır’daki Ekoloji Mücadelesine Katkısını Nasıl Değerlendiriyorsunuz? sorusuna katılımcıların %9’u Çok Yetersiz, %51,1’i Yetersiz, %20,2’si Kararsızım, %17,6’sı Yeterli, %2,1’i Çok Yeterli yanıtlarını vermişlerdir.

Araştırma grubuna yöneltilen Diyarbakır’daki Su Krizi, Yayla Tahribatı, Ormansızlaştırma ve Madencilik Faaliyetleri Konusunda Farkındalığınız Hangi Düzeydedir? sorusuna katılımcıların %37,8’i Diyarbakır’daki Birçok Ekolojik Tehdidi Biliyorum, %28,7’si Birkaç Yer/Olay Hakkında Farkındalığım Var, %16,5’i Bu Konularda Kapsamlı Farkındalığım ve Güncel Bilgi Takip Ediyorum, %11,2’si Bu Konular Hakkında Bilgi Sahibi Değilim, %5,9’u Sadece Tek Bir Yer/Olay Hakkında Farkındalığım Var yanıtlarını vermişlerdir.

Diyarbakır’da ekolojik kırıma uğradığı düşünülen alanlara ilişkin soruya verilen yanıtlar incelendiğinde, katılımcıların %31,2’sinin Hatırlamıyorum/Yanıt Yok, %21’inin Dicle Nehri Ve Hevsel Bahçeleri, %18,8’inin Kulp Hasandin Yaylası, %8,6’sının Dicle İlçesi Kurşunlu (Pirejman) Köyü, %5,9’unun ise Lice Bırkleyn Mağaraları yanıtlarını verdiği görülmektedir.

Ekolojik Tehditlerin Azaltılması İçin Hangi Yaklaşımlar ve Uygulamalar Geliştirilmelidir? sorusuna katılımcıların %40’ı Bilinçlendirme ve Farkındalık Çalışmaları, %17’si Toplumsal Örgütlenme ve Kolektif Eylem, %14,1’i Ekolojik Sürdürülebilirlik Uygulamaları, %11,9’u Ekolojik Devlet Politikaları ve Kurumsal Düzenlemeler, %5,2’si Hukuki Mücadele Verilmeli yanıtlarını vermişlerdir.

Raporun tümünü görüntülemek için tıklayınız…