Toplumsal gelişmişlik düzeyinin ve sosyal refahın sürdürülebilirliğinin en temel göstergelerinden biri, çocukların adalet sistemiyle kurduğu ilişkinin mahiyetidir. Çocukların güvenlik birimlerine geliş nedenleri, sıklığı ve bu temasın demografik değişkenlerle olan bağı; bir toplumun aile yapısındaki dönüşümleri, eğitim sisteminin kapsayıcılığını ve çocuk koruma ağlarının etkinliğini yansıtan stratejik bir veri setidir. Bu bağlamda, adli istatistikler yalnızca hukuksal bir sürecin dökümü değil, aynı zamanda toplumsal risklerin en savunmasız grup olan çocuklar üzerindeki izdüşümünü analiz eden sosyolojik birer parametredir.
SAMER Saha Araştırmaları Merkezi olarak TÜİK’in yayınladığı verilerden yola çıkarak hazırladığımız bu raporun temel amacı; Türkiye’de 2015-2024 yıllarını kapsayan on yıllık dönemde, güvenlik birimlerince kayıtlanan çocuk verilerini nesnel bir bakış açısıyla analiz etmektir.
Çalışma kapsamında TÜİK’in resmi verileri ve güvenlik birimi kayıtları kullanılarak; yaş, cinsiyet ve suç türleri arasındaki korelasyonlar incelenmiştir. Özellikle suça sürüklenme ve mağduriyet vakaları arasındaki yapısal farklar, tablolar arası karşılaştırmalı analiz yöntemiyle ele alınmış; toplumsal risk alanlarının yıllar içerisindeki değişimi saptanmıştır.





