Çocukluk Deneyiminin Toplumsal Bir Alan Olarak Kuruluşu
Çocukluk, yalnızca biyolojik bir yaş aralığını ifade eden doğal bir evre değil; içinde bulunulan toplumsal, ekonomik ve kültürel koşullar tarafından şekillenen, farklı deneyim biçimlerine açık bir yaşam dönemidir. Çocukluğun nasıl yaşandığı, hangi sınırlar içinde tanımlandığı ve hangi beklentilerle kuşatıldığı, toplumların çocukluk algısına dair temel ipuçlarını sunar. Bu nedenle çocukluk, bireysel hatıralarla sınırlı bir alan olmaktan ziyade, toplumsal eşitsizliklerin, kuşaklar arası aktarımın ve normatif değerlerin yoğun biçimde kesiştiği bir deneyim alanı olarak ele alınmalıdır.
Bu araştırma, çocukluğu tekil ve homojen bir yaşantı olarak ele almak yerine, yetişkinlerin kendi çocukluk deneyimleri ile bugünün çocukluğuna ilişkin değerlendirmeleri arasındaki ilişkiyi görünür kılmayı amaçlamaktadır. Yetişkinlerin çocukluk hatırlamaları, yalnızca geçmişe dair bireysel anlatılar üretmez; aynı zamanda bugünkü çocukluk algısının hangi deneyimler üzerinden kurulduğunu, hangi normlar ve değerlerle yeniden üretildiğini de açığa çıkarır. Bu bağlamda çocukluk, geçmişte yaşanmış bir dönem olmanın ötesinde, bugün yeniden yorumlanan ve anlamlandırılan toplumsal bir kategori olarak ele alınmaktadır.
GİRİŞ Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görüşülen ve kamuoyunda "Çerçeve Yasa" olarak bilinen düzenleme, yalnızca hukuki…
1. Giriş, Kapsam ve Yöntem Bu rapor; Diyarbakır'a bağlı Bağlar, Bismil, Silvan ve Ergani ilçeleri…
GİRİŞ Türkiye siyasetinde parti içi ayrışmalar ve yeni siyasi oluşumlar, seçmen davranışları üzerinde önemli etkiler…
GENEL DEĞERLENDİRME Paylaşımların bütünü değerlendirildiğinde, “yeni parti” tartışmasının yalnızca yeni bir siyasal örgütün kurulup kurulmayacağına…
GİRİŞ İşsizlik, yalnızca gelir getirici bir işe sahip olmama durumunu değil; bireylerin çalışma yaşamıyla, gelecek…
GİRİŞ Çocuklara yönelik şiddet, yalnızca bireysel vakalarla sınırlı olmayan; aile, okul, sosyal çevre ve toplumsal…