TÜRKÇE DIŞINDAKİ ANADİLLERİN KULLANIM YAYGINLIĞI VE EĞİTİMİNE DAİR ANKET ÇALIŞMA RAPORU

0
671

TÜRKÇE DIŞINDAKİ ANADİLLERİN KULLANIM YAYGINLIĞI VE EĞİTİMİNE DAİR ANKET ÇALIŞMA RAPORU

OCAK 2022

 

YÖNTEM VE AMAÇ

 

Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi; 15-29 Ocak 2022 tarihleri arasında “Türkçe dışındaki Anadillerin Kullanım Yaygınlığı ve Eğitimi” üzerine bir anket çalışması yapmıştır.  Gündelik hayatta anadil kullanımına ve eğitim hayatındaki yerine ilişkin yaklaşım, talep ve önerileri öğrenmeyi hedefleyen araştırmada esas olarak ortaokul düzeyindeki okullarda, “Yaşayan Diller ve Lehçeler Seçmeli Dersi” kapsamında 10 yıldır yürürlükte olan derslerin durumuna ilişkin yaklaşım, algı ve eğilimlerde ölçülmeye çalışılmıştır.

Online ortamda gerçekleşen çalışma; İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Mersin, Adana, Antalya, Gaziantep, Adıyaman, Diyarbakır, Van, Mardin, Şanlıurfa, Batman, Şırnak, Hakkâri, Dersim, Muş ve Ağrı kentlerini kapsamıştır.

Türkiye genelinde 19 Kentte yaşayan yurttaşların katılımı ile gerçekleşen Anket çalışmasında anadili Türkçe olmayan 2238 kişiye ulaşılmıştır. Online ortamda alınan yanıtlar SPSS ortamına aktarılarak hesaplanmış, grafik ve tablolar aracılığı ile analiz edilmiştir.

Çalışmanın soru formu 4 bölümden oluşmuştur; İlk bölüm katılımcıların sosyo- kültürel ve ekonomik durumlarını öğrenmeye dönük demografik verilere odaklanmıştır. İkinci bölüm Türkçe dışında anadile sahip olanların anadillerini özel ve kamusal alanda kullanım yaygınlığı ile anadilin kullanımı önündeki engel ve sorunları öğrenmeye; Üçüncü bölüm 10 yıldır yürürlükte olan “Yaşayan Diller ve Lehçeler Seçmeli Dersi” kapsamında öğretime açılan anadil eğitimlerine talep ve bu taleplerin karşılanma biçimlerine, sorunlarına, anadil eğitimleri ile anadilde eğitime yaklaşıma; dördüncü bölüm ise anadilin kullanımının ve gelişiminin sağlanmasına dair eğilim, görüş ve önerileri öğrenmeye odaklanmıştır. Ayrıca verilen yanıtlar; cinsiyet, yaş ve eğitim düzeyi ile karşılaştırılmalı olarak da analiz edilmiştir.

Ağırlıklı olarak Kürtçe anadiline sahip katılımcıların ilgi gösterdiği; Ermenice, Arapça, Süryanice, Çerkesce, Lazca, Pomakça dillerini kullanan katılımcılara da ulaşan çalışma oldukça önemli verilere ulaşmıştır.

Çalışmayı özetleyecek olursak;

Anadilde eğitim talebinin oldukça yüksek olduğunu, ancak okullardaki anadil eğitimini seçme eğiliminin düşük olduğunu tespit eden ve nedenlere de odaklanan çalışmanın araştırma grubunun %60,4’ünü Erkek, %39,2’sini Kadın, %0,4’ünü ise LGBTİ+ oluşturmuştur.

18 yaş üzeri her yaş grubundan katılımcının olduğu araştırmanın %34,3’ü 25-34 yaş grubundan, %29,2’si 35-44 yaş grubundan oluşmuştur.

%58,3’ü Üniversite ve %15,1’i Lisansüstü mezunu olan araştırma grubunun; %21,4’ü kamuda memur, Şef, müdür iken %12,7’si Profesyonel Meslek sahibidir. İşsiz olup iş arayanların oranı; %13,1’dir.

Anadillerini Katılımcıların %86,2’si Kurmancî, %9,4’ü Kirmanckî/Zazakî, %1,3’ü Ermenice, %1,1’i Süryanice, %0,7’si Arapça, %0,5’i Çerkesce, %0,4’ü Lazca ve %0,4’ü Pomakça olarak tanımlamıştır.

Bununla birlikte hanelerinde/ aile içinde katılımcıların %54,3’ü Kurmancî’yi konuştuklarını, %36,2’si Türkçe ve %6,2’si Kirmanckî/Zazakî dillerini kullandıklarını söylemiştir. Cinsiyet bağlamında bakıldığında kadınların hanelerinde erkeklerden daha az anadillerini kullandıkları; Çerkezce, Ermenice, Hemşince, Pomakça, Süryanice anadillerine sahip 18-24 yaş genç katılımcı grubunun hane içinde anadilini hiç kullanmadığı; Kûrmancî lehçesinin genç yaş grubunda daha yaygın kullanıldığını; eğitim düzeyi yükseldikçe Kûrmancî lehçesini kullananların oranında azalma olduğunu tespit etmiştir.

“Hane İçinde/Ailenizde Anadilinizi Ne Sıklıkta Konuşuyorsunuz?” sorusuna katılımcıların %67,8’i Her zaman, %22,8’i Ara sıra, %6,5’i Nadiren %2,9’u Hiç konuşmam biçiminde yanıtlarken; “Sokakta/Sosyal Hayatta Çoğunlukla Konuştuğunuz Dil Hangisidir?” sorusuna katılımcılarımızın %55’i Türkçe, %43,8’i Kurmancî, %1,2’si Kirmanckî/Zazakî yanıtlarını vermişleridir. Süryanice dışında diğer anadiller sokakta adeta silinmiş gibidir. Anadilin sokakta kullanımında da kadınların erkeklere oranla daha az konuştuğu, Eğitim seviyesi yükseldikçe en yüksek katılımcı anadil grubunu oluşturan Kurmancîyi konuşanların oranının düştüğü görülmüştür.

Buna karşın “Anadilinizi Ne Düzeyde Biliyorsunuz?” Sorusuna katılımcılarımızın %62,8’i hem konuşuyorum hem anlıyorum hem de okuyup yazabiliyorum, %24,5’i Konuşuyorum anlıyorum ama okuyup yazamıyorum, yanıtını vermiştir.

Anadilini konuşmayan veya bilmeyene nedeni sorulmuş, gelen yanıtlara göre; katılımcıların %57,1’i Anadilimi öğrenebileceğim bir okul ve kaynak olmadığı için, %28,3’ü Ailemde konuşan olmadığı için/ Ailem öğretmediği için, %7,3’ü Yasak olduğu için, %6,8’i Dışlanmamak için yanıtlarını vermiştir.

Anadilin yaş küçüldükçe daha az kullanıldığını gösteren çalışmaya katılanların %73,9’u Hanelerinde 0-18 yaş grubunda çocuk bulunduğunu söylemişlerdir. Hanelerinde bulunan bu çocuklarla Anadillerini konuşup konuşmadıklarına dair soruya ise katılımcıların %66,5’i Evet, %33,5’i Hayır demiştir.

Konuşmayan %33,5’e nedenini sorduk, verilen yanıtlara göre; %51,1’i Çevremiz hep Türkçe konuştuğu için, %21,1’i Öğretecek kadar iyi bilmediğim için, %10,4’ü Okul hayatında zorlanmaması için, %7,3’ü Anadilimi bilmediğim için, demiştir. İlgili yaş grubundaki çocuklara anadillerini öğretme çabasına ilişkin ise; %44,7’si Çok Çaba Sahibiyim, %27,9’u Ortalama Çaba Sahibiyim, %20,7’si Az Çaba Sahibiyim ve %6,7’si Hiçbir Çabaya Sahip Değilim, demiştir.

“Hanenizde Yaşayan Okul Çağındaki Çocuklar İçin Okudukları Okulda Anadillerinde Eğitim Görmeleri İçin Talepte Bulundunuz Mu?” sorusuna %52,2’si Hayır, %47,8’i Evet derken; Talepte bulunanlara sonucun ne olduğu sorulmuş sadece %5,1’i Talep ettiğimiz anadilde çocuklar için sınıf açıldı demiştir. Öte yandan %43,4’ü Talep ettiğimiz halde hiçbir sınıf açılmadı, gerekçe de bildirilmedi, %27’si Talep ettiğimiz halde talep sayısı sınırlı denerek hiçbir sınıf açılmadı, %22,3’ü Talep ettiğimiz halde öğretmen olmadığı gerekçesiyle sınıf açılmadı, yanıtlarını vermişlerdir.

Ayrıca eğitim talebinde bulunmayanlara nedeni sorulmuş; %23,8’i Böyle bir seçmeli ders olduğunu bilmiyorduk, %21,6’sı Yaşayan diller kapsamında anadilimizde eğitim tercih ettiğimizde değişik gerekçelerle reddedildiği için, %17,8’i Bu konudaki tercihlerimiz dikkate alınmayıp okul idaresi tarafından çocuklar farklı bölümlerde eğitimlere tabi tutulduğu için, %11,8’i Yaşayan diller ve lehçeler kapsamındaki seçmeli derslerin anadil öğrenimine katkı sunmadığına inandığım için ve %6,6’sı Çocuklar okulda ayrımcılığa maruz kalmasın diye talepte bulunmadığını bildirmiştir.

Ayrıca tüm katılımcılara “Çocukların Anadillerinde Eğitim Görmelerini İster Misiniz?” sorusu da yöneltilmiş; %98,7 gibi ezici çoğunluk “Evet”, %1,3’ü “Hayır” demiştir.

Araştırma grubuna yöneltilen “Okullarda Verilen Yaşayan Diller Kapsamındaki Anadil Öğretimlerini Nasıl Değerlendiriyorsunuz?” sorusuna katılımcıların toplamda %88,2’si yetersiz bulduklarını söylerken (%68,5 gibi büyük bir oran çok yetersiz buluyor), %1,7’si yeterli bulmaktadır.

Anadilde Eğitim Eğitim/Öğretim İçin Düşünceniz Nedir?” sorusuna katılımcıların %87,7’si Okul öncesinden başlayarak öğretim anadilde olmalı derken, %8,1’i İlkokuldan itibaren öğretim anadilde olmalı ve %2,8’i Anadil kursları veya anadil öğreten seçmeli dersler yeterli demiştir.

Ayrıca katılımcıların %99’u anadillerinin korunması ve geliştirilmesi gerektiğini düşünmektedir.

Yine “Anadilinizin Varlığını Sürdürmesi Önünde En Büyük Tehlike Sizce Nedir?” sorusuna katılımcıların %35,8’i Anadilde Eğitimin Olmaması, %23,2’si Baskı ve Asimilasyon Politikaları, %16,9’u Ailelerin Çocuklarıyla Türkçe Konuşması, %16,2’si Yasal Statünün Olmaması yanıtlarını vermişlerdir.

“Anadilinizin Korunması ve Geliştirilmesi İçin 1.öncelik Olarak Neler Yapılmasını Önerirsiniz?” sorusuna %31,8’i Eğitim/Öğretim Dili Olmalı, %30,1’i Yasal/Anayasal Güvencelere Kavuşmalı, %23,9’u Resmi Dil Olarak Kabul Edilmeli yanıtlarını vermişlerdir.

“Anadilinizden Kaynaklı Ne Sıklıkla Ayrımcılığa Maruz Kalıyorsunuz?” sorusuna ise katılımcıların, %39,5’i Çok Sık, %34,8’i Ara Sıra, %18,1’i Nadiren derken katılımcıların sadece %7,7’si Hiç ayrımcılığa maruz kalmadığını bildirmiştir.

Ayrıca katılımcılara kimi özel ve kamusal alanlarda, gündelik hayat içinde anadillerini kullanmaktan kaynaklı tedirginlik duyup duymadıkları da sorulmuştur. Buna göre;

“Eğitim Kurumlarında Anadilinizi Konuşurken Tedirgin Olduğunuzu Hissediyor Musunuz?” sorusuna katılımcıların %58,6’sı Evet, %20,5’i Hayır, %20,9’u Kısmen;

“Sağlık Kurumlarında Anadilinizi Konuşurken Tedirgin Olduğunuzu Hissediyor Musunuz?” sorusuna katılımcıların %49’u Evet, %24,9’u Hayır, %26,1’i Kısmen;

Devlet Dairelerinde Anadilinizi Konuşurken Tedirgin Olduğunuzu Hissediyor Musunuz?” sorusuna katılımcıların %64,8’i Evet, %16,2’si Hayır, %19’u Kısmen;

Toplu Taşıma Araçlarında Anadilinizi Konuşurken Tedirgin Olduğunuzu Hissediyor Musunuz?” sorusuna %35,3’ü Evet, %44,3’ü Hayır, %20,4’ü Kısmen;

“Sosyal Medyada Anadilinizi Konuşurken Tedirgin Olduğunuzu Hissediyor Musunuz?” sorusuna katılımcıların %35,7’si Evet, %41,7’si Hayır, %22,6’sı Kısmen;

“İş Ortamında Anadilinizi Konuşurken Tedirgin Olduğunuzu Hissediyor Musunuz?” sorusuna katılımcıların %33,5’i Evet, %40,7’si Hayır, %25,8’i Kısmen;

“Sokakta Anadilinizi Konuşurken Tedirgin Olduğunuzu Hissediyor Musunuz?” sorusuna katılımcıların %21,9’u Evet, %57,1’i Hayır, %21’i Kısmen;

“Sosyal Çevrenizde Anadilinizi Konuşurken Tedirgin Olduğunuzu Hissediyor Musunuz?” sorusuna katılımcıların %15,9’u Evet, %66,6’sı Hayır, %17,5’i Kısmen yanıtlarını vermişlerdir.

Çalışmanın karşılaştırmalı ayrıntıları ve grafik tablolu ayrıntıları raporda yer almıştır.