KÜRTLER, ALEVİLER VE MÜLTECİLERE YÖNELİK IRKÇI SALDIRILARA İLİŞKİN 1 MART-31 MAYIS 2022 TARİHLERİ BASIN TARAMASI RAPORU

KÜRTLER, ALEVİLER VE MÜLTECİLERE YÖNELİK IRKÇI SALDIRILARA İLİŞKİN BASIN TARAMASI RAPORU

1 MART-31 MAYIS 2022

 

Mültecilere, Kürtlere ve Alevilere dönük ayrımcılık/ ötekileştirme içeren söylem ile eylemlerin son yılların en fazla artış gösterdiği 3 ayı geride bıraktık. Siyasetçilerin giderek daha sık gündeme getirdiği, politika yapma ve toplumu etkileme/yönlendirme de etkili gündemlerden biri olarak işlevselleştirdiği, araçsallaştırdığı Mültecilik meselesi başta olmak üzere Kürtçe sanat etkinliklerinin yerel idarelerce yasaklanması ile de tanıklık ettiğimiz Kürtlere, Mültecilere ve Alevilere yönelik ayrımcı uygulamaların yükseldiği bu dönem yerleşik ırkçılık reflekslerinin belli açılardan olağanlaşmasına da vesile olacak riskleri de beraberinde getirmiştir.

Sosyo-Politik Saha Araştırmaları Merkezi olarak, belli dönemlerde artış gösteren Mültecilere Kürtlere ve Alevilere dönük ötekileştirme içeren söylem ile eylemlerin yerleşik bir ırkçılık refleksinin varlığına dair işaretler taşıdığı kaygısı ile başlattığımız ve farkındalık yaratma amacıyla yürüttüğümüz “Kürtler, Aleviler ve Mültecilere Yönelik Irkçı Saldırılara İlişkin Basın Taraması” çalışmasının dördüncüsü kaygılarımızı arttıran veriler içermiştir.

İlkini Haziran-Ağustos 2021 döneminden başlatıp 3 aylık periyotlarla yayınladığımız Basın Taramasının Mart-Mayıs 2022 dönemini kapsayan 3 aylık periyotta toplamda en az 54 ırkçı/ötekileştirici/yok sayan haber basına yansımıştır. Bu sayının bir önceki 3 aylık periyot taramamızda 28 olduğu düşünüldüğünde son 3 ayda ayrımcı/ırkçı yönelimlerin artış hızının ürkütücülüğü de gözler önüne serilecektir.

Uzun zamandır Türkiye’de iktidar ve muhalefetin söylemleriyle ve bu dolayımda gelişen toplumsal reflekslerle; ötekileştirme, kutuplaştırma, yok sayma, kendinden görmeme gibi kavramlarla tanımlanan; kişilerin etnik, bölgesel ve inançsal farkları nedeniyle belirtilen davranış biçimlerine maruz bırakıldıklarını gösteren çok sayıda haberle karşılaşıyoruz.

3 aylık periyotlarla yayınlamaya çalıştığımız, bahsi geçen kimliklere yönelik söylem ve eylem düzeyindeki ayrımcı, ötekileştirici, ırkçı saldırılara ilişkin basın taraması (Mezopotamya Ajansı, Evrensel Gazetesi ve Bianet.org üzerinden) yine ilgili basın kuruluşlarındaki haberlerin taranması ile gerçekleştirilmiştir.

Bir önceki döneme kıyasla hem Kürtlere hem Mültecilere dönük ırkçı/ötekileştirici/yok sayan olayların nerdeyse 2’şer kat artmış olduğu görülmektedir.

Özellikle kültür sanat alanı üzerinden Kürtçe’ye ve bu dolayımdan Kürt Kimliğine yönelen ırkçı/ötekileştirici/yok sayan eylemler, artarda gelen konser ve tiyatro yasaklarıyla kendini göstermiştir. Kürtçe gazete ve dergilerin yaşadığı baskılar ile özellikle cezaevlerine Kürtçe ve Kürt Tarihi ile ilgili kaynakların alınmaması bu uygulamaların neredeyse normal ve sıradan bir hal aldığını göstermektedir.

Mültecilere yönelik olarak ise özellikle belli siyasi çevrelerin süreklileştirmeye çalıştığı yalan-yanlış bilgilerle günden güne artan bir nefret ortamı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bunun sonucunda ise her gün artarak çoğalan mülteci şiddeti ve nefreti haberleriyle karşılaşıyoruz. Özellikle kadın ve çocukların sokağa çıkmaya korktuğu, gündelik hayatın rutinlerinden kopmaya başladıkları bir nefret ikliminde yaşamanın kaygısını hissettikleri görülüyor.

Gerçekleşen taramaya göre sadece bahsi geçen dönem içerisinde, Kürt kimliğine ve diline yönelik bahsedilen Saiklerle basında en az 37 saldırı/yok sayma haberi yer almıştır. (Tablo-1)

Devamla, aynı dönem içerisinde Mültecilere yönelik bahsedilen Saiklerle basında en az 16 saldırı haberi yer almıştır. (Tablo-2)

Yine aynı dönem içerisinde Alevilere yönelik bahsedilen Saiklerle basında en az 1 saldırı haberi yer almıştır. (Tablo-3)

Bunlarla birlikte Medya taraması esnasında, “olay” olarak haber kaydı düşmeyen, ancak Mültecilerin önemli bir kısmının yaşadıkları kentlerde, mahallelerde, gündelik hayatları içinde olağan bir dışlanmaya, ötekileştirilmeye maruz bırakıldığını anlatan pek çok hayat hikâyesi anlatılarına, yazılara rastlanmıştır.

 

Raporun tümünü pdf formatında görüntülemek için tıklayınız…

Son Gönderiler

Yorum Yapın